Bazı hikâyeler kitaplarla, bazıları uzun yolculuklarla başlar. Bizim hikâyemiz ise yaklaşık 40 yıl önce, Güney Kore'nin mütevazı sokaklarında, küçük bir mutfakta başladı.
O mutfakta, bugün hepimizin Maria Hanım olarak tanıdığı bir kadın vardı. Kore mutfağının inceliklerini, nesilden nesile aktarılan geleneksel tarifleri ve yemek yapmanın yalnızca malzemeleri bir araya getirmekten ibaret olmadığını öğreniyordu.
Onun için yemek yapmak hiçbir zaman sadece bir meslek olmadı. Her tencerenin başına kendi ailesine yemek hazırlıyormuş gibi geçti. Her yemeğin tadına, sevdiklerine sunacağı bir sofranın özeniyle baktı.
Yıllar geçti, mutfaklar değişti, binlerce sofra kuruldu. Ama Maria Hanım'ın yemek yaparken taşıdığı o ilk heyecan hiç değişmedi.
Güney Kore'den İstanbul'a, Yeni Bir Hayat...
Yaklaşık 20 yıl önce Maria Hanım'ın yolu İstanbul'a düştü.
Arkasında alıştığı sokakları, konuştuğu dili ve büyüdüğü kültürü bırakarak hiç tanımadığı bir şehre geldi.
Başlangıçta hiçbir şey kolay değildi. Farklı bir dil, farklı gelenekler, farklı insanlar... Fakat zamanla bir şeyi fark etti: İstanbul'un insanları da en az kendi memleketindekiler kadar sıcak, samimi ve misafirperverdi.
İki farklı kültürün ortak bir dili vardı: Paylaşılan bir sofranın sıcaklığı.
Zamanla İstanbul onun ikinci evi oldu. Bu şehirde dostluklar kurdu, yeni insanlar tanıdı ve kendisine kocaman bir aile oluşturdu.
Bugün, 1997'den beri Sultanahmet'te hizmet veren Korecan Restaurant, bu hikâyenin yaşayan bir parçası.
Geleneklerimizden Vazgeçmedik
Korecan mutfağında geçen yıllar boyunca değişmeyen bir ilkemiz oldu: Güney Kore'nin geleneksel lezzetlerini, özünden uzaklaşmadan misafirlerimize sunmak.
Bu yüzden mutfağımızda birçok şeyi hâlâ kendimiz hazırlıyoruz.
Taze yapılan tofularımız, geleneksel yöntemlerle hazırlanan doenjang (된장) ezmemiz, özenle fermente edilen kimchimiz, kendi tariflerimizle hazırladığımız soslarımız ve her gün seçilen taze sebzelerimiz...
Bütün bu malzemeler Maria Hanım'ın 40 yıllık tecrübesiyle birleştiğinde ortaya yalnızca bir yemek değil, yıllardır korunan bir mutfak geleneğinin lezzeti çıkıyor.
Peki, dünyanın en güzel Güney Kore yemeklerini biz mi yapıyoruz?
Buna karar vermek bize düşmez. O güzel takdiri soframıza oturan siz değerli misafirlerimize bırakıyoruz.
Bizim İçin Müşteri Değil, Misafirsiniz
Korecan'da kapımızdan içeri giren herkesi yalnızca yemek yemeye gelen biri olarak görmüyoruz.
Bizim için her insan bir misafir, her masa ağırlanmaya değer bir sofra.
Güney Kore'den gelen ve memleketinin lezzetlerini özleyen bir yolcu da olsanız, Kore yemeklerini hayatınızda ilk kez deneyen biri de olsanız, aynı samimiyetle karşılanmanızı istiyoruz.
Bugün her ay ortalama 7.000 Güney Koreli grup gezginini ağırlamaktan büyük bir onur duyuyoruz. Binlerce kilometre uzaktan gelen insanların kendi memleketlerinden tanıdıkları lezzetleri burada bulabilmesi bizim için ayrı bir mutluluk.
Ancak bizim için en değerli şey, soframızdan kalkan her insanın yalnızca güzel bir yemek yemiş değil, güzel bir anı da biriktirmiş olması.
Daha Nice Sofralarda Buluşmak Dileğiyle...
Maria Hanım artık İstanbul'da yalnızca bir restoranın mutfağını yönetmiyor. Burada yılların emeğiyle kurduğu, çalışanlarıyla ve misafirleriyle büyüyen kocaman bir ailesi var.
Kırk yıl önce Güney Kore'de başlayan o yemek sevgisi, bugün İstanbul'un kalbinde aynı heyecanla yaşamaya devam ediyor.
Biz 1997'den beri bu kapıyı aynı sevgiyle açıyoruz.
Ve gücümüz yettiğince, sağlıkla ve sevgiyle, geleneksel Kore yemeklerini sofralarınıza taşımaya devam edeceğiz.
Çünkü bizim için en güzel yemek, sevdiklerimizle ve misafirlerimizle paylaştığımız yemektir.
Sevgiyle,
Maria Hanım ve Korecan Ailesi